Özbekistan Halk Hareketi

Alibeg Yolyahşi: Özbekistan halkı “Baharı” gözlüyor

Alibeg Yolyahşi: Özbekistan halkı “Baharı” gözlüyor
01 Nisan 2012 - 13:53 'de eklendi ve 932 kez görüntülendi.

Özbekistan 1991’e kadar Sovyetler Birliği’nin işgali altında kalmış bir ülke.

Ancak ağımsızlığını ilan ettikten sonra Özbeklerin özgürlük hayalleri gerçekleşmemiş. Rusya’nın onayıyla başa getirilen İslam Abduğanıyeviç Kerimov, ülkeyi 22 yıldır diktatörlükle yönetiyor. Şimdi Özbek halkı Ortadoğu’da yaşanan baharın kendilerine de gelmesini bekliyor. 24 milyon insanın esir gibi yaşadığı Özbekistan’da halka yapılan zulme karşı dünya sessiz. Bu ülkede düşünce suçundan ceza evinde olanların sayısı 20 bini buluyor.  Özbekistan Halk Hareketi Türkiye Temsilcisi Prof. Dr. Alibeg Yolyahşi ile Özbekistan’da yaşananları konuştuk.

Özbekistan diktatörlük tarafından yönetiliyor. Buna bağlı olarak da halka zulüm yapıldığını biliyoruz. Özbekistan’da neler oluyor?

Özbekistan 1991’e kadar Rusya’nın sömürgesi altındaydı. Gorbaçov zamanında muhalefet yapmak için ortamımız vardı. Biz muhalifler olarak Rusya’nın Özbekistan’ı sömürmesine karşı çıkıyorduk. Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra Özbekistan bağımsızlığını kazandı ama hükümetler değişmedi. Yani komünist sistem işbaşında kaldı. Özbekistan Devlet Başkanı Kerimov, 1989’da Ruslar tarafından başa getirildi. Biz bu sefer Sovyetlerden kalma komünist hükümetlere yani Kerimov’a karşı muhalefetimizi sürdürdük. Ruslar ülkeden çekildikten sonra kendi inancımızı, kendi dinimiz yaşamak istedik. Çünkü Rusya sömürgesi altındayken ne dinimizi yaşayabiliyorduk ne de adetlerimizi sürdürebiliyorduk.  Biz bu taleplerimizi Kerimov hükümetine bildirdiğimizde, onlar bunu kabul etmemekle kalmadı, muhalefet için kurduğumuz Birlik Halk Hareketi ile siyasi çalışmalar yaptığımız ERK Partisi üyelerini birer birer tutuklamaya başladı.

Değişen hiçbir şey olmadı yani…

Özbekistan’da olan en büyük zulüm kuşkusuz komünist sistemin devam etmesidir. Rusya zamanındayken zulüm Moskova’dan gelirken şimdi kendi içimizdeki insanlar bize zulüm yapıyor. Yani değişen hiçbir şey yok. Kerimov bırakın halkın taleplerini yerine getirmeyi Müslümanlara çeşitli zulümler yapmaya başladı.  Ülkeye ne demokrasi geldi ne de insan hakları konusunda bir gelişme oldu. Kerimov zulmünden kaçanlar kaçtı, kaçamayanlar ise hapishanelerde hayatlarını kaybetti. Şu anda da birçok insan hapishanelerde zulüm ve işkence altında tutuluyor. Kerimov ülkede kendine muhalefet edenleri sindirmeyi başardı. Biz sadece dışarıdan muhalefet etmeye başladık. Şu an Özbekistan’da Kerimov’a muhalefet eden bir kadro bulunmuyor. Özbekistan’da muhalefet edenler bitirildikten sonra zulüm, 1996’dan itibaren bizzat halka yapılmaya başlandı. Yani dinini yaşamak isteyen Müslüman halka baskı uygulanmaya başlandı.

Halka ne tür zulümler yapılıyor?

Camiler kapanmadı ama hükümet namaz kılanlara, Kuran okuyanlara çeşitli zulümler yapmaya başladı. Özbekistan’da çoğunluk Özbeklerde olmak üzere Ruslar, Gürcüler ve Ermeniler var. Dini talepten dolayı sadece Müslümanlara zulüm görüyor. Gayri Müslimlerin bu konuda pek bir problemleri yok. Hapishaneler dinin yaşamak isteyen Müslümanlarla dolu. Hiçbir Hıristiyan dininden dolayı zulüm görmüyor. Kerimov böyle yaparak İslâmî yaşayış biçimini ülkeden kaldırmak istiyor.

Halk bu zulme karşı herhangi bir girişimde bulunmuyor mu?

Sovyetler zamanında halk sindirildiği için insanlar bu konuda çok korkak davranıyor. Bu gün de Kerimov’a karşı halk, bu korkudan kurtulamıyor. Buna rağmen 2005’de Özbekistan’ın Andican şehrinde bir ayaklanma olmuştu.  Ama Kerimov kanlı bir şekilde bu ayaklanmayı bastırdı, 3 bin insan hayatını kaybetti. İnsanlar bu yüzden hükümete karşı muhalefette bulunamıyor.

Peki Özbekistan’ın ekonomisi ne durumda, insanların maddi durumu nasıl?

Özbekistan yer altı zenginlikleri bakımından dünyanın sayılı ülkelerinden biridir. Altın rezervleri bakımından dünyada 4. sırada yer alır. Özbekistan pamuk üretiminde de çok ileri seviyede. En fazla pamuk ihracatı yapan ikinci ülke Özbekistan’dır. Ayrıca ülke petrol ve uranyum zenginidir. Bütün bu zenginliklere rağmen ülke ekonomisi hiç de iyi değil. Bu zenginlikler halka yansımıyor. Çünkü ülkenin zenginlikleri hükümet ve çevresinin elinde bulunuyor. İnsanlar fakir ve iş bulamadıkları için yurt dışına çıkıyor. Örneğin ticaretle uğraşıyorsanız Kerimov’un adamlarına yaptığınız ticaretten pay vermek zorundasınız, yoksa size ticaret yaptırmıyorlar.

Özbekistan’ın Orta Asya’da özel bir konumu var. Büyük devletlerin Özbekistan’la ilişkileri ne durumda?

ABD, Rusya, Çin gibi büyük devletler Özbekistan’ın şu an izlediği politikadan memnun. Çünkü merkezi Asya’da stratejik bir öneme sahip olmasının yanında yer altı zenginlikleri de var. Onun için bu devletler Özbekistan’daki rejimin değişmesini istemiyorlar. Nasıl olsa Özbekistan istenileni veriyor. Bölgeyle yakından ilgilenen devletler, Kermov’un yerine gelecek kişinin kendilerini memnun etmemesinden çekiniyor.

Özbekistan’da hükümet Özbek tarihine yönelik deformasyon uyguluyor mu?

Özbekistan’da yürüttüğümüz çalışmalar arasında tarihimizi iyi öğrenme konusu da vardı. Şu anki mevcut sistem Özbek tarihini halka çarpıtarak anlatıyor. Okullarda gösterilen tarih derslerinde öğrencilere sadece 22 senelik Kerimov tarihi öğretiliyor. Özbeklere İslam tarihini unutturarak İslam kimliğini yok etmeye çalışıyorlar. Hükümet, Özbekistan’da yetişmiş, tarihe ismini yazmış büyük İslam ve fen âlimlerinin kitaplarını bilim dünyasına kazandırmıyor. Ama ülkede olan tarihi eserleri restore ediyor. Bunu medreseleri, camileri tekrardan insan hayatında yer alsın diye değil, turistik amaçlı yapıyor. Yani Özbekistan tarihinin kimliğini yok ediliyor.

Aktif olarak kullanılan medreseler var mı?

Medreseler Özbeklerin hayatında önemli bir yere sahiptir. Bizim kültürümüz hep o medreselerden üretiliyordu. Rusların işgalinden sonra medreselerde deformasyona gidildi.  Hatta oraya KGB için çalışsın diye gönderilen insanlar bile vardı. Medreseler işgalin ilk yıllarında kapatılmamıştı ama sayıları günden güne azaldı. Lenin zamanında da tümü zorunlu olarak kapatıldı. Rusya, Özbekistan’dan çekildikten sonra medreseler açıldı ama halka değil, turistlere. Şu an aktif olarak kullanılan medreseler var ama gerçek manada kullanılmıyor. Rusya zamanında komünistler için çalışan medreseler şu an Kerimov için çalışıyor.  Taşkent’e İslam Üniversitesi açtılar. Bize gelen haberlere göre ne orada okuyan kız öğrencilerin başları kapalı ne de hocalık yapan kişiler İslam hakkında tam anlamıyla bilgiye sahip. Ama adı İslam Üniversitesi.

Türk hükümeti Özbekistan’daki zulme karşı nasıl bir tavır aldı?

Biz bağımsızlığımızı ilan ettikten sonra bizi ilk tanıyan ülke Türkiye’ydi. Ama şu an demokrasinin yerleşmesi, Müslümanların özgürce yaşaması konusunda desteği yeterli değil. Türkiye’deki hükümet şu an Özbekistan’ı dost olmayan ülkeler listesine aldı. Bu aslında zulüm gören Müslümanlar için iyi bir gelişme.

Neden?

Çünkü Özbekistan hiçbir zaman Türkiye’nin uzattığı eli tutmadı. Türkiye’de olan Türkî devletler toplantılarının hiçbirine katılmıyor. Kerimov da Özbekistan’ı Türkî cumhuriyet olarak kabul etmiyor, sadece Türkçe konuşan devletlerarasında kendini görüyor. Kerimov’un bu tavırları Türkiye’yi Özbekistan’dan uzaklaştırdı.

Hakkında pek çok şey söyleniyor; Kerimov nasıl bir lider?

Kerimov’un iki kardeşini de çok iyi tanıyorum. Kerimov ailesinin yaşayış biçimleri enteresan. Samerkand’da üç değişik millet yaşıyor. Bunlar Özbekler, İran’dan gelenler ve Tacikler. Bu üç grubun da yaşayış biçimleri birbirinden farklı. Kerimov’un kardeşlerinin yaşam biçimleri örf ve adetleri bu üç grubun hiç birine uymuyor. Yani Kerimov ailesi bizim milletimize uzak bir hayat sürüyor. Kerimov’un ırk olarak da bizden olmadığı ve babasının sonradan Müslüman olduğu söylenir Özbekistan’da.

Özbekistan’da birçok Türkiye Türk’ü de bulunuyor. Hükümetin onlara karşı davranışı nasıl?

Kerimov hükümetinin orada yaşayan Türklere büyük baskısı var. Örneğin Özbekistan’daki Türk okulları kapatıldı. Ticaret yapan Türklerin iş yerlerinin kapatıldığı ve mallarının gasp edildiği söyleniyor.

Müslüman ülkeler Özbekistan halkına destek oluyorlar mı?

Ülkeden kaçan vatandaşlara komşu ülkelerden yardım geliyor. Özbekistan’dan kaçanları ülkelerinde çalışma hakkı gibi haklar veriyorlar. Türkiye’ye gelen Özbekler de burada yaşayabiliyor. Bu konuda Türk milleti bize sahip çıktı. Hükümet olarak şu ana kadar bize sahip çıkmadılar ama Türk hükümetinin yaklaşımı geçmişe göre biraz daha iyi.

wordpress.com

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER