Özbekistan Halk Hareketi

Aidin Salih, Nobel ve açlik

Aidin Salih, Nobel ve açlik
20 Ekim 2016 - 13:47 'de eklendi ve 1485 kez görüntülendi.

Mer hume Aidin Salih hanımefendinin ilmi ve mirası olarak bıraktığı eser gücünü ve önemini her geçen gün bir nebze daha ispat ediyor. Aidin hanım, modern sağlık kıstaslarının rakipsizleştiği, insan yığınlarına karşı modern tıbbın ve kardeşi diyebileceğimiz endüstrisinin ülkemizi aç bir çekirge sürüsü gibi istila ettiği ve daha da garibi, geleneksel bütün düşünce, yöntem ve savunuların  “kocakarı” gibi alçaltıcı bir benzetmeyle nitelendiği bir kriz sürecinde geleneğin umudu oldu. Başlattığı tartışmalarda savunusuz kalan modernite elbetteki tıp ve sağlık üzerindeki tahakkümünü bütün yönleriyle boşlamadı ama bugün mikro da olsa bir geleneksel birikim merkezli tıp, sağlık ve beslenme ideolojimiz varsa bunun başlıca mimarı Aidin hanımdır. Merhumeye Allah’tan gani gani rahmet diliyoruz.

Aidin hanım fikriyatını ve çalışmalarının kaynağını ilahi hikmetten alıyordu. Aslında çalışmalarına bir nevi İslami tıp çalışmaları bütünü diyebiliriz. Temel iddiası insanın kendisine tavsiye olarak sunulan nebevi usuller ile uyumlu yaşadığı sürece hastalıklardan o kadar kurtuluyordu. Hastalığın sebebi modern yaşam ve düşünce, hastalıkları baş edilemez hale getiren de modern tıptı. İnsanın gerek hastalıklardan arınma, gerekse sağlığını koruma yolunda alacağı en iyi tedbir de açlık seansları, uzun vadede açlığı bir yaşam tarzı haline getirme ve yine nevi şahsına münhasır organ temizliği süreçleriydi. Bu yöntemler hem kısa vadede etkili, hem herkesin uygulayabileceği kadar ucuz ve hem de herhangi bir yan etkisi olmayan uygulamalardı. Tabiki Aidin hanım eserinde bütün incelikleriyle anlattığı bu yöntem ve tavsiyeler yüzünden bir çok modern sağlık eğitimi almış şahsın kıyıcı alay ve eleştirilerine maruz kaldı. Modern tıp engizisyonu ataları olan Katolik papazlardan bile daha büyük bir kinle gerek Aidin hanıma gerekse onunla benzer düşüncede olanlara ciddi saldırı süreçlerini doğurdu.

Bugün Nobel Tıp ödülünü alan Yoshinori Ohsumi’nin otofaji çalışmaları ile bu ödülü alması ve açlığın bedende nasıl hücresel bir yenileme ve düzenleme yaptığının ispatlarını modern yöntemlerle kanıtlaması bugün geleneksel yöntemlerin haklılığına dair enteresan bir burhan oldu. Garip olanı bu duruma dair yıllarca açıklama yapmış ve eser vermiş Aidin Salih’in bu süreçte her fırsatta dindar olduğunu iddia eden bir çok kişi ve kurum tarafından da taltif edilmemesi oldu. Modernitenin elindeki medya ve akademi imkanlarıyla kendi engizisyonunu var etmesi probleminin aşılmasına dair temel tartışmanın manevi-soyut tedbirler olması gerektiğini bugün bir kez daha görmüş olduk.

Önümüzdeki manzara gösteriyor ki Modernitenin sağlık üzerindeki bütün çarpıklıklarına rağmen biz gelenekçiler doğru yoldayız ve Modern kıyaslar bizlerin faydalandığı birikimi neredeyse 1500 yıl geriden takip ediyor. Yılmadan yolumuza devam etmeliyiz çünkü bizler toprak olsak da şahsı manevimiz ilahi hakikatler adına zaferler kazanmaya devam edecek. Modernitenin yıkıcılığı alanını genişlettikçe ondan kaçan dertli insanlar soluğu nebevi yönergelerin gölgesinde alacak.

İlknur Şahin

Kaynak: yenisoz.com.tr

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER