Özbekistan Halk Hareketi

Sağlik ve iman

Sağlik ve iman
29 Nisan 2018 - 21:54 'de eklendi ve 308 kez görüntülendi.

Gerçek bir hekim olan Aidin Hocam’ı 2009’un Ocak ayında Ankara’da verdiği seminerle tanıdım. O gün hayatımın dönüm noktası oldu. Kendinden emin, vakur bir duruşu vardı ve söylediği her şey çok etkileyiciydi; en azından benim için, çünkü o gün söylenenlere itiraz edenler de çok olmuştu.

O sıralarda sağlık ocağı hekimliği yapmaktaydım (hekimlik denirse), ertesi gün Aidin Hocamın yanına gittim ve ‘artık ben nasıl bunları bile bile ilaç yazacağım’ dedim. Kısa ve net olarak ‘yazamazsınız’ dedi. Hacamatı öğrenmemi tavsiye etti, çünkü bir hekimin mutlaka hacamatı bilmesi gerektiğini söylerdi.

Ondan çok şey öğrendim, en başta gerçek mü’min nasıl olmalı, dünyaya ve olaylara nasıl bir bakış açısıyla bakmalı, Kur’an-ı Kerimi nasıl anlamalı, gerçek bir hekim nasıl olmalı gibi… Çünkü o hikmet sahibi gerçek bir İslam Tıbbı hekimiydi.

Onda gördüğüm ve etkilendiğim başka bir husus da hayatının her alanında, insanlarla münasebetten yemek adabına kadar her konuda, Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in sünnetine uymaya özen göstermesiydi.

Gözleri her zaman ışıl ışıldı, insanın içine işleyen derin ve anlamlı bakışları vardı, kalbinizden geçeni anladığını zannederdiniz. Hastalarına da aynı şekilde bakar, hikmetli bir arayışla hastalığın sebebini anlamaya çalışırdı. Bir gün bir hastasına derdinin insanların sağlığı değil, imanı olduğunu, bu devirde insanların farkında olmadan imanlarını kaybettiklerini, bunun için insanları uyarmaya çalıştığını söylemişti. Asıl derdi iman kurtarmaktı, Müslümanları düştükleri bu aymazlıktan uyandırmak ve onları şuurlandırmaktı. İnsanın tek düşmanının şeytan olduğunu söylerdi ve mücahide hocam şeytanın hilelerini, tuzaklarını insanlara anlatmaya, onları uyarmaya çalıştı ömrünün sonuna kadar. Onun için bildiği her şeyi anlatmaya çalıştı, gerek İstanbul’da verdiği derslerle gerekse il il dolaşarak verdiği seminer ve konferanslarla daha çok kişiye ulaşmaya çalıştı. Onun yaşıtları evlerinde istirahat ederken o durmak yorulmak bilmeden mücadele etti.

Hayatı gibi ölümüyle de bize çok güzel bir örnek oldu, Allah (C.C.) bizlere de onun gibi anlamlı bir hayat ve temiz bir ölüm nasip etsin. Şimdi ise onun talebeleri olarak onun misyonunu birlik içinde sürdürmeye çalışacağız inşallah. Allah (C.C.) ondan razı olsun, çok sevdiği Peygamber Efendimize komşu eylesin (kişi sevdiğiyle beraberdir.)

Dr. Türkan Peker

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER