Özbekistan Halk Hareketi

HALK AYAĞA KALKTIĞINDA!

HALK AYAĞA KALKTIĞINDA!
25 Ocak 2012 - 12:54 'de eklendi ve 1075 kez görüntülendi.

ŞİARIMIZ: DİKTATÖRLÜK YERİNE –HUKUK VE ADALETE DAYANAN ÖZGÜR SİVİL TOPLUM!

İslam Kerimov önderliğindeki kâtil rejim, Özbekistan halkına itikâdî, siyasî, iktisadî, hukûkî ve sosyal özgürlükler vermek istemediği için, halkımızın böyle bir zorba düzene karşı ayaklanmaktan başka bir çaresi kalmadığı gittikçe daha belirgin bir hâle gelmektedir. Halkın ayaklanması insanlarimizin zulümden, bir başka ifadeyle diktatörlük rejiminden kurtulmak için başvuracağı son çaredir.

Özbekistan Halk Hareketi’nin görevi hedefinekandökülmeden ulaşmaktır. Ancak 23 yıllık istibdada sabrı kalmayan Özbekistan halkı, kendi hürriyeti için her an Kerimov’un diktatörlüğüne karşı ayaklanabilir. Bu tür ihtilâller Tunus’ta, Mısır’da, Libya’da ve Yemen’de meydana geldi. Bu ayaklanmaların  akışı birbirinden farklı geçmişse de, netice olarak bu devletlerdeki DİKTATÖRLÜKLAR yıkıldı.

Maksat

Tabii ki, halk ayaklanmasının maksadı şu anda Özbekistan’da hükümran olan DİKTATÖRLÜĞÜN yerine ADALET ve HUKUKU esas alan ÖZGÜR bir SİVİL toplum inşa etmektir. Böyle bir toplumda insanlara kendi itikatları doğrultusunda yaşamlarını sürdürmeleri ve siyasî görüşlerini özgürce ifade edebilmeleri için ortam oluşturulacaktır. İnsanlar, ifade ve düşünce özgürlüğüne, seçme ve seçilme hakkına, çeşitli derneklere üye olma serbestliğine kavuşacaklardır. Halk, ülkenin yönetiminde hür ve adaletli seçimler yoluyla kendi iradesini ortaya koyacaktır. İnşa edeceğimiz toplum, vatandaşların itikadlarının, canlarının, akıllarının, mal ve mülklerinin, nesillerinin ve namuslarının dokunulmazlığını temin edecektir. Bu hukukları çiğneyecek olanlar adaletli kanunlarla cezalandırılacaktır.

Bu toplumda, insanlara esnaflık yapma, ticaretle uğraşma, mal ve mülk edinme, yurt dışı ülkelerine seyahat serbestliği verilecektir. Yurt dışına çıkmak için polisten izin (viza) almak gibi akıl almaz kurallar kaldırılacaktır. Vergi ve gümrük kurumlarınin faaliyeti adaletli kanunlar ile kontrol altına alınacaktır. Küçük ve orta çaptaki işletmelerin kurulması kolaylaştırılacak ve onlar desteklenecektir. Çiftçiler istediği ürünleri yetiştirme ve satma konusunda gerçek anlamda özgür olacaklardır. Rüşvet, halkın mülkünü sömürme ve tefecilik gibi ekonomik illetler kanun yoluyla yasaklanacak ve bu tür yollara başvuranlar adaletli kanunlar önünde cevap vereceklerdir.

Halkımız ülkenin yönetimini kendi eline aldıktan sonra en kısa sürede tüm vilayet merkezleri dünyanın büyük ticaret şehirleriyle rekabet edebilecek merkezlere dönüştürülecektir.

Mevcut diktatörlük, insanlarımızı bu tür ekonomik özgürlüklerle temin etmediği için halkımızın miliyonlarca kız ve erkek evlâdı kendi ülkelerinde mahvoldular. Böylece Özbekistan’dan kaçarak başka ülkelerde derbeder oldular. Onlar bu şekilde hor ve hakir yaşamaya mecbur olmaktalar.

Kurulmasını arzu istediğimiz toplumda okullarda manevî ve dünyevî bilimler birlikte okutulacaktır. Böylece toplumda bilgili, güzel ahlaklı, dünya işlerinde orta veya yüksek dereceli uzman olan yeni nesiller yetişecektir. (Mevcut olan diktatörlük döneminde Özbekistan’da eğitim sistemi gelişmdi. İlk ve orta okullarda öğrenciler ne manevî ne de dünyevî bilgileri istenilen derecede edinebilmektedirler. Kolej ve yüksek öğrenim kurumları ise ilim ve marifet merkezi yerine rüşvetçilik ve tamahkârlık ocağına dönüştürülmüştür).

Halk ihtilâli gerçekleştikten sonra Orta Asya halklarının tarihî kardeşliği yeniden tesis edilecektir. Bu devletler arasında sınır olmayacaktır. Ortak gümrük ve vergi siyaseti uygulanacaktır. Halklarımız ve devletlerimiz arasında Avrupa Birliğine benzer bir Birlik oluşturma meselesi de gündeme getirilecektir. Bugünlerde Orta Asya halkları ve devletleri arasında oluşan soğuk münasebetler bu devletleri yönetenlerin yanlış politikasi sonucudur.

Halk ayaklanmada kimi takip etmesi lazım?

Bugün Özbekistan halkını ADALET, HUKUK VE ÖZGÜRLÜĞE dayalı SİVİL bir toplum inşa etmeye yönlendirebilen örgüt ÖZBEKİSTAN HALK HAREKETİ’DİR. Bu hareket, kendi nizamı ve programında hem halkımızın itikadî, millî, medenî, ilmî değerlerine, hem de insanoğlunun çağdaş gelişim sırasında elde ettiği olumlu değerlerine genişçe yer vermiştir. ÖHH, şu anki şartlarda halkımızın orta veya ılımlı gelişim yolundan ilerlemesini ister. Bununla birlikte ÖHH, halkımızın iç çekişmelere ve iç savaş girdabına sürüklenmesini istemez.

ÖHH, kendi saflarında halkımızın bütün katmanlarını ve tayfalarını birleştirmiştir. ÖHH, sadece kendi safında yer almakta olan örgüt üyeleri tarafından değil, belki Özbek muhalifatinin tabanında yer alan uyeleri tarafından da desteklenmektedir. Dolayısıyla ÖHH üyeleri ve taraftarları süratle büyümektedir. Aynı zamanda hareketimizin uluslararası platformdaki itibarı da gittikçe artmaktadır. Bu yüzden de Kerimov rejimi ÖHH’nin siyaset meydanında boy göstermesinden çok ciddi bir şekilde korkmakta, hareketimizin halkımızın arasında genişlemesini çeşitli tazyik, fitne ve fesat yollarıyla durdurmaya çalışmaktadır.   Halk ihtilâli başlandığında profesyonel provakatörler mutlaka harekete geçecektir. Onlar hürriyet için mücadele etmek için sokağa çıkan kitleyi “bir avuç bozguncu”, “ekstremistler” v.s olarak göstermeye çalışacak ve bunun için asıl kendileri bozgunculuk yapmaya başlayacaklardır.Ayaklanmasında halkimizin böyle provakatörlerin fitnelerine uymaması gerekir.

Halk ayaklanması ne zaman ve nasıl başlayacaktır?

Tabii ki, bunu önceden söylemek zordur. Ancak Özbekistan’dan edinilmekte olan malumatlara göre halkımız Kerimov’un diktatörlüğünden son derece bıkmış ve her an sokağa çıkmaya yani, ayaklanmaya hazırdır. Bu tür ayaklanmalar, beklenmedik bir zamanda Taşkent’te veFerganavadisinde veya vilayetlerin herhangi birinde başlayabilir.

Ayaklanma başladığında insanlarımız ne yapması lazım?

 

Halkın ayaklanması, önce küçük bir grubun herhangi bir şehirde Kerimov diktatörlüğüne karşı itirazlarını bildirmek için bir arada toplandıkları sırada başlayabilir. Bunu haber alan vatandaşlar mahalle ve şehir merkezlerinde toplanıp, halk ihtilâline katılmaları lazım. Böyle halk ihtilâline hazırlık amacıyla evlerde “BİZ, DİKTATÖRLÜĞE KARŞIYIZ!”, “HÜR VE ADALETLİ BİR TOPLUM İSTİYORUZ!”, “BİZ, REFORM TARAFTARIYIZ!”, “İNSAN HAKLARINA DİKKAT EDİLSİN!” ve buna benzer şiarlar yazılan pankartlar hazırlamaları faydalı olur. Bunun yanı sıra ihtilâlde Özbekistan’ın Devlet Bayrağını ve hareketimiz taraftarlarının ÖHH’nin bayrağıyla logosunu taşımaları gerekir.

Halk ayaklanmasında şunların yapılması yasaklanır:

İnsanların çeşitli gruplara bölünerek çekişmeleri ve kargaşa çıkarmaları. İnsanlar arasında bu tür çekişme ve tertipsizlikleri kasıtlı olarak çıkarmak isteyen fitneciler ihtilâlciler tarafından tutuklanması ve geçici olarak özel yerlerde tutulması lazımdır.

Mağazaları ve devlet idarelerini ateşe vermek ve gasp etmek. Unutulmamalı ki, bunlar halkın kendimalıve mülküdür.İşgal edilmiş devlet idarelerinde, televizyon merkezlerinde ve buna benzer devlet kurumlarında sorumsuzca beyanatlar vermek ve bununla halk içinde fitneye sebep olmak. Bu tür idareler ve başka kurum binaları halkın eline geçer geçmez ihtilâla rehberlik edecek olan hareketin vekillerine teslim edilecek ve bu vekillerin rehberliğine doğru beyanatlar dağıtılacaktır.

Ayaklanmaya katılanların kendi aralarında yardımlaşması

İhtilâlda iştirak edecek olanların maksadı müşterek olduğu için iyilik ve gelişim yolunda birleşmiş halde olmaları lazım. Bu husus, yeri geldiğinde birbirlerine yardım etme anlamına gelir. Meselâ, devamlı olarak ayaklanmada yer alanlara bu ayaklanmadae zaman zaman iştirak edecek olanlar yiyecek, içecek, ilaç ve giyim gibi zarurî malzemelerle temin etmeleri ve hatta onların ailelerinin de zarurî ihtiyaçlarını gidermeye çalışmaları gerekir.

 

Halk ayaklanmasında sıradan askerler, polisler ve devlet memurları ne yapmaları lazım?

 

Diktatör İslam Kerimov ve onun suç ortakları halkın kendilerini devirmesini elbette ki istemez. Hatta 2005 yılında Andican’da kendi insanî hak ve hukuklarını talep etmek için sokağa çıkan vatandaşlara karşı Kerimov’un emriyle kurşun bile sıkılmıştı. Ancak, şimdiki zamanda diktatörlüklerin gerçek yüzleri ortaya çıkmıştır. Diktatörler birer birer tahtlarından indirilmektedirler. Böyle diktatörlerden bazıları halk ihtilâllerinde kendi askerlerine insanlara ateş etmeye emrettikleri için şimdilerde adaletli mahkemelerde hesap vermekteler (meselâ: Mısır diktatörü Hüsnü Mübarek). Hâl böyleyken, Özbekistan’da halk ayaklanması başladığında, İslam Kerimov ve onun suç ortakları polis elemanlarına ve askerlere halka kurşun sıkmaya emir verebilir. Bu durumda sıradan polis ve Özbek askerleri asla ama asla ayaklanan insanlarımıza ateş etmemeleri lazım. Çünkü, bu asker ve polis elemanları da şu halkın evlatlarıdır. Onların çoğunu bugünkü günde Kerimov rejimine karşı olduğunu biz çok iyi biliyoruz. Halk ayaklanması başlar başlamaz sıradan polislerin ve askerlerin halkın tarafına geçmesi gerekir.

Halk ayaklanmasında medya araçlarından faydalanma

“Arap Baharı”, diye andlandırılan halk ihtilâllerinin başlamasında ve yönetilmesinde medya ve iletişim araçlarının çok önemli bir araç olduğu malumdur. Durum böyleyken, Özbekistan’da başlayacak halk ihtilâlinde de internet, cep telefonları, gazete ve bildiri varaklarından faydalanmayı organize etmek zarurîdir. Elektron postaları (E-mail) yoluyla insanları ihtilâle çağıran davetler gönderilebilir. Halk nezdinde itibar sahibi olan kişiler okullarda broşürler dağıtabilirler. Cep telefonlarından kısa mesajlar ve kısa organize haberleri de gönderilebilir.

 

İhtilâl başladıktan sonra mahalle ve şehirlerde halkın kendini savunma gruplar oluşturma konusu

 

Halk ayaklanmasının maksadı, diktatörlük düzenini yıkıp, onun yerine yeni ve gelişime açık bir düzen tesis etmekten ibarettir. Hâl böyleyken, ihtilâl başlayıp başarıyla sonuçlanana kadar birkaç gün, birkaç hafta veya birkaç ay gerekebilir. Bu muddet içinde toplumda kargaşa başlamaması için, ihtilâlin iç çekişme ve çatışmalara dönüşmemesi için ihtilâli doğru bir şekilde yönetilmesi çok önemlidir. Tabii ki, halkımız böyle bir ihtilâli başlamaya mecbur olacaksa, ÖHH yönetimi, üyeleri ve tüm taraftarları halkımızla omuz omuza zulüm düzenine karşı çıkacaktır. Bu durumda her bir sokakta, her bir mahallede, her ilçe ve şehir merkezlerinde halkımızın kendilerini savunacak gruplar kurmalarında büyük fayda vardır. Bu grubun halk içinde itibarlı, tecrübeli ve aksakal olarak görülen kişiler tarafından yönetilmesi ve bu gruplara güzel ahlaklı (meselâ içki içmeyen) gençlerin celp yer almaları çok önemlidir. Bu tür grup üyelerinin aynı renkte olan kısa yelekler giymeleri ve ellerine beyaz veya yeşil kumaş bağlamaları kendilerinin kişiler tarafından tanınmaları, kendilerini takip etmeleri, insanlar arasında düzeni ve huzuru sağlamada kendilerine yardım etme konusunda kolaylık sağlayabilir.

 

ÖHH propaganda şubesi

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER