Özbekistan Halk Hareketi

Çin emperyalizminin 21.yüzyıldaki versiyonu: Çin Avrasyacılığı ve Çin rüyası

Çin emperyalizminin 21.yüzyıldaki versiyonu: Çin Avrasyacılığı ve Çin rüyası
23 Temmuz 2019 - 21:39 'de eklendi ve 168 kez görüntülendi.

Yücel TANAY

Tarih boyunca toplumların hâkimiyet mücadelesine şahit olan ve döneminin güçlü devletleri tarafından öncelikle ele geçirilmeye çalışılan bir coğrafya olan ve Zbigniev Brzezinski tarafından geleceğin “Büyük Satranç Tahtası” olarak nitelenen AVRASYA, Çin’den Avrupa’ya kadar uzanan bölgeyi kapsayan ve Avrupa ile Asya’nın birleştiği çok geniş bir kıtadır.

Çin düşünce sistemi Çin Nazizminin izlerini taşır. Emperyalist, sömürgeci ögeleri barındırır. Çin düşünce sisteminde Çin’in adı olan “Zhongguo” merkezi ülke, merkezi devlet gibi anlamlara geliyor ki, bu ülke/devlet dünyanın merkezi diye kabul edilir. Diğerleri çevre/kenar ülkelerdir. Yeni ipek yolu projesi bu Çin Rüyası’nı gerçekleştirmenin ilk adımıdır. Çin bu proje ile Türkistan’ı, Orta Doğu’yu, Balkanları önce ticari ağlarla birbirine bağlayacak, sonra inşa ettiği ekonomik ve politik sistemle Avrasya’ya hakim olarak dünyaya hükmedecektir.

Bu yeni Çin Rüyası çok uzun zamandan beri Çinli jeopolitikçiler tarafından tartışılan bir meseleydi. Hâlihazırda binlerce yıldan beri Çin’in dünya olarak gördüğü şey bizzat kendisine ait olan coğrafyaydı. Çin, kendisini bir ülkeden, bir imparatorluktan çok bir dünya, bir medeniyet olarak görüyordu. Zaten kendisini bugün dahi Çince “Zhongguo” yani “Orta Krallık” diye adlandırıyor. Orta Krallık sadece kendisini tanımladığı bir sıfat veya isimden çok anlam derinliği olan bir dünya görüşünü yansıtmaktadır. Geleneksel ve tarihsel anlamına göre Orta Krallık her şeyin ortasında ve üstünde olan üstün bir medeniyeti tasvir ediyordu.

Çin Düşünce sistemine göre Çin kendisini medeniyetin merkezi olarak görüyor, kendisinin dışındakilerini ise barbarlar olarak adlandırıyordu. Çin’in bu kültürel üstünlük duygusu o kadar ileri gitmişti ki 19. yüzyılda kendisini yarı sömürge haline getirmiş olan dönemin en büyük askeri ve ekonomik gücü İngiliz imparatorluğuna karşı bile kendisini medeni, İngilizleri ise barbarlar olarak görmekten çekinmemiştir.

Çin’in inşa edeceği dünyadan maksat denizlerden dağlardan oluşan somut bir coğrafya değil aksine kültürel olarak birçok coğrafyayı ve halkı kapsayacak bir soyut alandır. Xi Jinping, bu durumu Çin Rüyasının sadece Çin halkına değil öteki halklara da mutluluk getireceği yalanına başvurarak Çinin emperyal vizyonunu gizlemek istemektedir. Xi Jinping’e göre Çin Rüyasını gerçekleştirmek için Çin yolunu izlemek gerekiyor.

Çin yolu Yeni düşünce düşünce sistemi Maoculuk, Han Çin milliyetçiliği ve kapitalizm soslu bir düşünce olduğunu. Bu rüyayı gerçekleştirmek için mevcut rejimin bir anahtar olduğunu halkına söylüyordu. Böylece rejime, ideolojiye ve partiye yapılacak bir başkaldırının Çin’in aydınlık ve müreffeh geleceğine yapılacağını ima ediyordu. Çin Rüyasının temelini 2021’de Çin’in orta düzeyli refah devleti haline gelmesi oluşturuyordu.

Günümüzde Kuşak ve Yol Girişimi ile dünyaya açılma stratejisine hız kazandıran Çin, Rusya’nın “arka bahçe” olarak nitelendirdiği bölgelerde ticari bağlantıların ve ulaşım altyapısının geliştirilmesi ile bölgedeki etkinliğini artırmayı hedefliyor. Şimdiye dek Rusya’dan Kuşak ve Yol Girişimi’ne ilişkin doğrudan bir karşı çıkış belirtisi gelmese de, Çin’in Avrasya’ya bakışı Rusya’nın vizyonundan oldukça farklı bir çizgide konumlanıyor.

Bugün ŞİÖ(Şangay İşbirliği Örgütü) içinde aynı blokta yer alsalar da Rusya ve Çin arasındakı toprak anlaşmazlığı çözülmüş değildir. Rusya Federasyonunun yönetiminde olan “Batı Sibirya (Tomsk bölgesini de içine alacak şekilde) Çin’de okullarda tarih kitaplarında geçici olarak kaybedilmiş Çin toprağıdır” denilmekte olup, bu bölgelerin Çin’e ait olduğu ve Rusya’nın vermemek konusunda direndiği öğretilmektedir. SSCB’nin dağılmasından sonra Çinli tüccarlar Sibirya ve Dış Mançurya ile çok yoğun bir ticari ilişki geliştirdiler. Dış Mançurya bölgesindeki Vladivastok, Habaravsk kenti ile Sibirya bölgesindeki İrkutsk, Ulan-Ude, Novosibirsk vb. merkez niteliğindeki kentlerde Çinlilerin ciddi nüfusu olup, ticaret ve hizmet sektörünün kontrolünü ele geçirmiş oldukları iddia edilmekte ve özellikle sınır bölgelerinde ticaret tamamen Çin’e bağımlı hale gelmiş durumdadır.

Çin Komünist Partisinin ve Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurucularından ve ilk başkanı, ayrıca söylediği sözlerin bir çoğu Çinde hedef ve slogan olarak kabul edilen Mao Zedong “Rusya haddinden fazla toprak işgal etmiştir: yaklaşık yüz yıl önce Ruslar ikili anlaşmaları ihlal ederek, Baykal gölünün ordan Boli (Habarovsk), Hayşenveyem (Vladivastok) ve Kamçatka yarım adası olmak üzere Doğuya doğru bütün bölgeyi Çinden kopararak almışlardır. Bu hesabı kapatmak o kadar kolay değil. Biz bununla alakalı Ruslarla daha hesaplaşmadık” demiştir.

Çin Rusya ile olan hesabını daha kapatmamıştır. Acaba Rusya’nın 19. yüzyılda Çin’e zayıf olduğu dönemde uygulamış olduğu benzer bir siyaseti, Çin, Rusya’nın günümüzdeki durumundan faydalanıp uygulamak ve Rusya topraklarında bulunan Dış Mançurya’yı geri mi almak istiyor? Çinin Rusya’nın Sibirya bölgesine yönelik siyasetini incelediğimizde gözüken, bunun Dış Mançurya’yla sınırlı kalmayacağıdır.

Çin Avrasyacılığı hedefinde Türk yurtları vardır. Batı Bölge Teorisi (Çin’in Büyük Türkistan Politikası) teorisyeni Liu Yazhou, yazdığı makalede “Çin’in batısı harika bir yerdir. Batı (Doğu Türkistan’ı içine alan Orta Asya coğrafyası)’ya yönelmek bizim için sadece stratejik seçenek değil, aynı zamanda ümidimiz, hatta bizim bu neslin kaderidir. Mükemmel konumu (dünya merkezine yakın) bize güçlü bir motivasyon sağlıyor. Batı’yı, sınır bölgesi olmaktan ziyade ilerlemek için hedefteki bölge olarak görmeliyiz. Yazıda yer alan şu bölüm: Çin avrasyacılığının Yeni Çin Rüyasının yayılmacı sömürgeci yüzünü ortaya çıkarmaktadır. “Atalarımıza şükürler olsun ki, böyle özel bir toprak kazanıp bizlere bıraktılar. Çin haritasına dikkatle baktığımda, gözlerim uzun sure hep Çin’in batısına (Türkistan’a) dikilip kalıyor. Bazı insanlar Çin haritasını bir horoza benzetiyorlar ama bana göre daha çok bir kartala benziyor. Kanatlarını yayarken, doğuda Pasifik Okyanusu, batıda Ortadoğu’ya kadar kucağına alıyor. Uçarken de bütün dünyayı gagasıyla kaldırıyor. Eğer Doğu onun başı ise, Batı (Doğu Türkistan) uçuş dengesini sağlayan gövdesidir. Denge noktası olmadan o uçamaz. Bu gövde merkezinin konumu son derce mükemmeldir: Geniş arazı ve geniş yaylalar, gökyüzüne yükselen Tanrı Dağları, Altay Dağları ve Altun Dağları. Yerde uzanan Tarım ve Cungar havzaları. İşte bu bizim bildiğimiz “Üç dağ arasında iki havza”. Burası denizlere uzak, Asya’nın kalbine doğru sokulan demir mızrak gibi. Mükemmel ortama sahip bu özel coğrafi birim zaten Orta Asya’nın bir parçasıdır. Amerika Birleşik Devletleri ve Büyük Petro’nun geçmişte kontrol etmek istediği “Orta Asya Koridoru”nun bir bölümü işte burasıdır”

Yazıdaki şu cümleler hem Çin’in gerçek niyetini Türkistan coğrafyasına taşıdığı niyeti anlatması açısından biraz da irkilmemize vesile olur mu acaba: Çinin amacı Batı ve Doğu Türkistanı tamamen işgal edip, bu ülkeleri kalabalık nufüs yerleştirirek asimle ederek yok edip bu ülkeleri Çinlileştirmektır. “Genellikle, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, Tacikistan ve Sincan (Doğu Türkistan) Orta Asya olarak adlandırılır. O (Orta Asya) Tanrının bugünkü Çinlilere lütfettiği en zengin bir parça pastadır.”

Çin-Han faşizminin yeni versiyonu: Çin Avrasyacılığı (Çin Rüyası)

Çin’in bağlantıların ve entegrasyonun geliştirilmesi odaklı Avrasya yaklaşımı, Rusya’nın “arka bahçeye” bakışından önemli ölçüde ayrılıyor. Avdaliani, Sovyetler Birliği’nin “Batı’yla ekonomik, kültürel ve askeri açılardan tam anlamıyla bir karşılaşmaya giremediğini” aktarırken, Çin’in eninde sonunda bu tür bir durumla yüz yüze geleceğini iddia ediyor. Avdaliani, birleşik bir Asya karşısında ABD’nin oluşturduğu güvenlik şemsiyesinin, yani Atlantikçi yaklaşımın, Çin’in Avrasya hedeflerinde en büyük engel olduğunu belirtiyor.

Çin Avrasyacılığı Çin rüyası Çin’in cihan hakimiyeti’ fikrini savunan faşizan bir düşüncedir. 2010 yılında yayınlandıktan sonra Çin’de en çok satan kitaplar arasına giren ‘The China Dream’ kitabının yazarı Liu Mingfu, Çin’in bütün modernleşme sürecinin temel amacının ‘dünyadaki en güçlü ülke olmak (tou- hao qiangguo)’ olduğunu savunuyor.

Çinli liderlerden 1911 devriminde, Sun Yat-sen, biricik hayalinin, Çin’i dünyanın en zengin ve güçlü ülkesi olması (shijie diyi fuqiang zhiguo) olduğunu söyledi. Mao’nun Büyük İleri Atılım’ı, ABD’yi geçme çabasından başka bir şey değildi. Deng Xiaoping’in ‘düşük profilli görünüp super güçleri ürkütmeme’ stratejisi (taoguang yang- hui) bile temelde bu amaca yönelikti. Liu’ya göre Çin’in ABD’nin yerini alarak dünyanın süper gücü olması (guanjun guojia gengti) çok uzak olmayan bir gelecekte gerçekleşecek bir rüya.

Çin Rüyası ve yeni İpek Yolu, projesi Türk yurtlarını Çinin sömürgesi yapacak emperyal bir vizyon taşıyor . Sunduğu perspektif Batı Türkistan Türk cumhuriyetlerinin zengin kaynakların Çin tarafından sömürülmesi ilkesine dayanıyor. Han Çin hakimiyetinin hegomonik diriltmeye yönelik Han şovenizmine dayanıyor. Batı Türkistandaki’daki zengin petrol ve doğal gaz kaynakları üzerinde kontrol sağlamayı amaçlıyor. Çin’in Yeni İpek Yolu (Avrasya) politikası kısaca Çin rüyasının gerçekleşmesi Doğu Türkistan ve Tibet sorunlarının çözümüne bağlıdır. Bu sorunlar Çin’in kaderini etkilediği gibi Çin’in büyük güç olma iddiasını da engelleyebilecek sorunlardır.

Doğu Türkistan politikası, yani Uygur Özerk Bölgesi’nin demografik yapısını değiştirmek ve eğitim dâhil kültürel asimilasyon uygulamalarının sonuç alması güçtür. Nitekim İrlanda, İskoçya, Katalonya, Bask, Korsika, Bavyera ve Quebec gibi ayrılıkçı düşünceleri kültürel ve etnik asimilasyonu ile sona ermiş değildir.

Çin’in “Bir Kuşak, Bir Yol” projesi ‘yeni İpek Yolu projesiyle Türk Dünyası ülkeleri yeniden yakınlaşacaktır’ söylemi son derece yalnıştır. Çin’in Türkistan’a yerleşme rüyasıdır. Bu rüya gerçekleşirse bugün Uygur Türklerine kâbus olan zulüm gibi diğer Türk Devletlerinde de gerçekleşmiş olacaktır. Unutmayın!

Kaynakça:

1)Batı Bölge Teorisi (Çin’in Büyük Türkistan Politikası)http://www.sinoturknews.org/bati-bolge-teorisi-cinin-buyuk-turkistan-politikasi/

2)Yalınkılıçlı Eşref-Tarihin Coğrafya Ekseni: Yeni Avrasyacılık mı? Yeni Avrusyacılık mı?http://www.kafkasevi.com/index.php/article/detail/127

3)Beşer Mehmet Enes -“Çin Avrasyacılığı” Batı’ya Meydan Okuyacak mı?http://bogaziciasya.com/cin-avrasyaciligi

Kaynak: uyghurnet.org

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER