Özbekistan Halk Hareketi

HAL DİLİ

HAL DİLİ
197 views
12 Kasım 2020 - 21:37

Umida Salih hanımefendinin annesi merhum hocamız Aidin Salih hakkında yazdığı beni çok duygulandıran yazısını ve yazıya yorum olarak yazdığım şahitliğimi arzediyorum;

Hastalara karşı tavırlarında da aynen yazınızdaki gibi hal dili lisan dilinden çok fazla tesirliydi. Lisan diliyle söylediği bir kelime ise bazen 10 dakikalık bir hitabetten daha tesirli izler bırakıyordu. Allah için ben buna çok defa şahit oldum. Hasta karşısında sıkıntısını kendisine söylenen kaynaklar olarak görüp anlatırken ona sadece “niçin efendim” deyip peşine söylediği bir kaç cümle ile insana bir ömrün muhasebesini yaptırıyordu. Ve evet haklısınız hakikaten böyle ve ben bunu hiç düşünmemiştim dedirtiyordu. Hakikat düşünülmeden aranan çarelerin ne kadar beyhude olduğunu bir kaç tesirli kelamla hafızalara kazıyan, kalbe nakşeden müthiş bir mürebbi idi o. Hastalara karşı balyoz gibi indiği zannedilebilecek sözleri bir tüy dokunması kadar bile incitici olmuyor bilakis o balyoz darbesi görünümlü sözler, hakikati yakalatan tesirli bir silkiniş vesilesi olarak müthiş bir pusula konumunda insana takılmış bir madalya halini alıyordu. Çok insan biliyorum, hala onunla olan görüşmelerini an be an hafızasında diri tutuyor ve hissettiği aynı tesirle insanlara aktarıyor.

Aynen yazınızın ilk cümleleri belki bütün hastalarının onun için ortak şahadeti konumundadır. Acılar içinde hastane hastane koşup bir çare bulamamış bir Feyzullah amcamız vardı. Aidin hocamız merhuma götürmüştük. Bir hafta sonra evinde ziyarete gittim. İlk önce hastane hastane koşturup kendisini acılar sıkıntılar içinde bırakan süreci uzun uzun anlattı ve dedi ki “ben bu işte bir yanlışlık olduğuna emindim, böyle olmaması gerekiyordu, yapılan her müdahaleden sonra her muayeneden sonra daha çok ilaç daha perişan bir beden ve daha büyük sıkıntılar, daha büyük acılar çekiyor, ayaklarımın ağrısına balta alıp ayağımı kesmek olarak çareler düşünür hale geliyordum…

Onca doktor, üniversite hastanesi, özel hastanesi derken ordan oraya perişanlığımı arttıran onlarca çaba sonunda hep içimden ya bu işte bir yanlışlık var, böyle olmamalı deyip durdum va Allah’tan bir doğru çare istedim, siz beni Aidin Salih’e götürdünüz, onu dinledim, dediklerini yapıyorum ya.. işte faydayı, şifayı, hakikati buldum ben.. artık ölsem de hiç ama hiç gam yemem, gözüm arkada kalmayacak…” Bu sözler kulaklarımda her daim çınlar.

Üzeyir KAYA

REKLAM ALANI

(336x280px)

Anasayfa Sağ Bloka Esnek veya Sabit ölçülerde SINIRSIZ reklam alanını şablon olarak ekleyebilirsiniz. Şuan örnek olarak sadece 2 reklam kullanıldı.